GEZİLER

GEZİ DETAYLARI

Bafa Sanat Kampı, kahvaltının ardından katılabileceğiniz çeşitli atölye çalışmalarının yanı sıra bölgenin en güzel yürüyüş parkurlarında yürüyüşlerin, görsel olarak en güçlü noktalarında çekim gezilerinin ve tarihi kalıntılarıyla en önemli antik kentlerin gezileceği bir paylaşım platformudur.

 

YÜRÜYÜŞLER

Sağlık sorunu olmayan herkesin katılabileceği yürüyüşler, görsel olarak oldukça ilginç oluşumlar ve tarihi kalıntılar arasında yapılıyor. Yürüyüşler sırasında ayağınızda alıştığınız rahat bir yürüyüş ayakkabınızın olması, yanınıza yeteri kadar su almanız ve yürüyüş rehberimizi takip etmeniz yeterli olacaktır. Neolitik kaya resimleri, manastırlar, tapınaklar arasındaki yürüyüşlerimiz için birçok kaynakta “Tanrıların çocuklarının oyun bahçesi” tanımlaması yapılıyor. Bu yürüyüşlerimizi çok seveceksiniz…

 

İKİZ ADALAR
Gölün karşısında bulunan adaya tekne ile ulaşım sağlanmaktadır. Her iki adada manastır kalıntıları bulunmaktadır. Adanın biri ince güzel bir kumsal ile karaya bağlanmaktadır. Yüzmek için gölün en ideal yerlerinden biridir burası. Dilerseniz akşamüzeri ulaşacağımız adada kısa bir yüzme molası da verebilirsiniz…

 

HERAKLEİA ANTİK KENTİ

Kent, adını ünlü mitoloji kahramanı Herakles’ten almıştır. M.Ö 8. yüzyılda adı Latmos iken Persler zamanında Karia Satrabı Mausolos’un eline geçmiştir. İskender’in Asya seferi sonucu İskender İmparatorluğu’nun, daha sonra Seleukoslar’ın egemenliğine bağlanmıştır. M.Ö 1. yy’da denizle ilişkisinin kesilmesi üzerine eski önemini kaybeden Herakleia ulaşımdaki güçlük nedeniyle Hristiyan keşişlerin bir gizlenme yeri olmuştur. Çok engebeli ve kayalık bir arazi üzerine kurulan antik kentin etrafı 65 kule ile takviye edilen 6,5 km uzunluğunda sur ile çevrilmiştir. Düzgün dikdörtgen ve kare taş işçiliği gösteren sur duvarları Hellenistik Dönem’de yapılmıştır.

 

Hippodamos şehir planına göre iskân edilen Herakleia, birbirini dik kesen ızgara biçimli parsel ve sokak planının iyi uygulandığı örneklerinden biridir. Limanın arkasında uzanan kayalık arazi üzerinde yer alan Athena Tapınağı kentin en iyi korunmuş yapılarından biridir. Templum in Antis tarzında, iki sütunlu Hellenistik Çağ yapısıdır. Athena Tapınağı’nın doğusunda yer alan agora iki katlı olup, günümüzde birinci katı ayakta kalmıştır. Agoradaki dükkanların ve hanların yerleri bellidir. Güney tarafındaki duvarlar gayet güzel taş işçiliği gösterir. Plan olarak dikdörtgen biçiminde olup, etrafı portikolarla çevrilidir. Agoranın doğusundaki köşeli “U” planlı yapı Bouleteriondur. Tiyatro kentin kuzey doğusunda yer alır.

 

İlk kaya resimlerinin 1994 yılında bulunduğu Latmos’ta bugün 170 kaya resmi bilinmektedir.

 

PRİENE ANTİK KENTİ

Priene, Samsun Dağı’nın güney yamacında, Söke ilçesinin 15 km güneybatısına kurulmuş önemli antik kentlerden biridir. 370 metre yükseklikte sarp bir kaya üzerine kurulması saldırılara karşı koymada avantaj sağlamıştır. Ayrıca yüksek bir yerde olması kentin farklı yönlerden de görülebilmesine imkân sağlamaktadır. Miletos gibi Ion Birliğinin bir üyesi olduğu kabul edilen Priene hakkındaki ilk bilgilere ise M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında antik kaynaklarda rastlanmaktadır.

Kentin en önemli yapıları arasında Demeter Tapınağı, Athena Tapınağı, tiyatro, agora, Zeus Tapınağı, bouleuterion, Yukarı Gymnasion, Aşağı Gymnasion, Mısır Tapınağı, Büyük İskender’in evi, Bizans klisesi, nekropol ve konut alanları sayılabilir. 5000 kişilik kapasiteye sahip tiyatro M.Ö. 350 yılında inşa edilmiştir. Tanrıça Athena için kentin en hâkim yerine yapılan tapınağın önünde Athena’nın altın ve fildişinden yapılan heykeli yer almaktaydı. Tapınak sunağının günümüzde yalnız bir bölümü ayaktadır.

 

DİDİM APOLLON TAPINAĞI

Efsaneye göre, Tanrı Apollon bir gün Didyma yöresinde çobanlık yapan Brankhos’a rastlar. Onun saf ruhundan ve nazik yaklaşımından çok hoşlanan Apollon, ona biliciliğin (yani kehanetin) sırlarını öğretir. Öğrendiği tanrısal sırları insanlara aktarma amacındaki çoban Brankhos, bugünkü Apollon Tapınağı’nın bulunduğu yerdeki defne ormanı ve su kaynağının hemen yakınına tanrısı Apollon adına ilk tapınağı kurar.

 

Bilicilik, yani kehanet merkezi olarak yapılan Apollon Tapınağı, 85,15 x 38,39 metre ölçülerinde bir dipterostur— yani çevresinde çift sıra sütun bulunan bir mabettir. Yanlarda 21 çift sıra sütun, ön yüzünde 8 ve arka tarafında 9 sütun sırası olacak şekilde tasarlanmıştır. Halkın ibadet amacıyla kullanacağı ‘naos’ adı verilen iç avluyu çevreleyen 104 sütun ve ‘naos’ta bulunan 8 sütunla birlikte toplam 112 sütunu vardır. Kutsal avlu 17,5 metre yüksekliğinde bir duvarla çevrili olduğundan, dışarıdan bakıldığında üstü kapalıymış izlenimini vermekteydi. Ancak yüksek maliyeti ve havalide sürekli devam eden savaşlar tapınağın inşasının tamamlanmasına izin vermedi.

 

× Whatsapp ile ulaşın